İçeriğe geç

BES dersi nedir ?

BES Dersi Nedir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Bakış

İstanbul’da yaşıyorum, her gün farklı insanlarla karşılaşıyorum. Sokakta yürürken, toplu taşımada veya işyerinde gözlemlediğim sahneler, bazen düşündürücü olabiliyor. Geçenlerde bir arkadaşım, “BES dersi nedir?” diye sordu. BES, yani “Beden Eğitimi ve Spor” dersi, çoğumuzun okullarda deneyimlediği, sporla ilgili bir ders gibi gözükse de aslında çok daha derin bir etkiye sahip. Sonuçta, sadece bedenimizi değil, toplumsal yapıları, toplumsal cinsiyet normlarını ve sosyal adalet kavramlarını da şekillendiren bir alan. Hadi, birlikte bu dersin toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet açısından nasıl bir yer tuttuğuna bakalım.

BES Dersi ve Toplumsal Cinsiyet

BES dersi, çoğu zaman bedenin fiziksel yönlerine odaklanır; bir toplama, bir yere koşma, basketbol topunu sektirme… Ancak, bu dersin toplumsal cinsiyetle ilişkisini düşündüğümde, zihnimde bazı soru işaretleri beliriyor. Herkesin okulda spor yapması gerektiği, bedenini güçlendirmesi gerektiği, sağlıklı yaşaması gerektiği söylenir. Ancak, kadınların ve erkeklerin bu alandaki deneyimleri çoğu zaman birbirinden farklıdır. Gençken okulda, “Kızlar voleybol oynar, erkekler futbol oynar,” gibi etiketlerle karşılaştım. Oysa, sporun cinsiyetle ne ilgisi vardı ki? İşte BES dersindeki toplumsal cinsiyet ayrımları, bazen çok derin olabiliyor. Kızların voleybol oynarken, erkeklerin futbol oynadığı bu kültürel normlar, sporun sadece bir beden egzersizi olmadığını, aynı zamanda toplumsal cinsiyet rollerinin pekiştiği bir alan olduğunu gösteriyor.

Bir arkadaşımın, ilkokulda BES dersinde sadece kızlar için yapılan voleybol maçlarında nasıl dışlandığını anlatması, aslında toplumsal cinsiyetin çok ince bir şekilde bu alanda nasıl işlediğini gözler önüne seriyor. O zamanlar, ona “senin için uygun değil” denmişti. Oysa, o da spor yapabilirdi, tıpkı erkeklerin yaptığı gibi. Beden eğitimi dersleri, toplumsal cinsiyet normlarına hizmet etmeden, gerçekten herkesin kendini ifade edebileceği bir alan olmalı. Ama bugün hala, kadınların güçlü ve cesur, erkeklerin ise narin ve estetik yönlerini yansıtan spor dallarına yönlendirilmesi sıkça karşılaşılan bir durum.

BES Dersi ve Çeşitlilik: Herkes İçin Spor

Bir toplumda çeşitlilik sadece cinsiyetle sınırlı değildir. Farklı etnik grupların, sosyal sınıfların, fiziksel engelleri olan bireylerin ve daha birçok grubun varlığı, BES dersinin nasıl tasarlandığını etkileyebilir. İstanbul gibi büyük ve kozmopolit bir şehirde, her kökenden insanın bir arada yaşadığı bir ortamda, bu çeşitliliğin eğitim sistemine nasıl yansıdığı önemli. Herkesin BES dersinden eşit şekilde faydalanabilmesi için, öğretmenlerin ve okul yönetimlerinin çeşitliliği dikkate alması gerekir.

Özellikle engelli bireylerin BES derslerine katılımı, genellikle ihmal edilen bir konu. Kendi gözlemlerime göre, engelli bireylerin spor yapabilmesi için okulda özel düzenlemeler yapılması, erişilebilir alanlar sağlanması gerekir. Bu gibi düzenlemeler yoksa, engelli öğrenciler spor alanında kendilerini dışlanmış hissedebilir. Fakat son yıllarda, çeşitli okul ve kurumlar, engelli bireyler için özel spor programları düzenlemeye başladılar. Bu, hem sosyal adaletin bir gereği, hem de çeşitliliğin önemli bir yansıması. Herkesin spor yapabileceği, her bireyin kendini ifade edebileceği bir ortam yaratmak, BES dersinin bir amacıdır.

Sosyal Adalet ve BES Dersi: Fırsat Eşitliği

Sosyal adalet, sadece eşitlikten bahsetmekle olmaz; adalet, fırsat eşitliği yaratmayı gerektirir. Spor yapmak, fiziksel sağlığı güçlendiren, toplumsal bağları kuvvetlendiren bir etkinliktir. Fakat, BES dersi bazen sadece belirli bir kesimin faydalandığı bir etkinlik olabiliyor. Okuldan okulda değişmekle birlikte, bazı öğrenciler için BES dersi fırsatları, maddi ve fiziksel engeller nedeniyle daha sınırlıdır. Yani, spor yapabilmek için gereken malzemelere erişim, bazen ailelerin ekonomik durumuna bağlı olarak değişebilir. Örneğin, bazı öğrenciler futbol topu veya uygun spor kıyafeti bulmakta zorlanırken, diğerleri bu ihtiyaçları rahatça karşılayabilir. Bu durumda, BES dersinin sunduğu fırsatlar eşit olmaz.

İstanbul’da, bazı semtlerdeki okullarda, imkanlar sınırlı olduğu için çocuklar, spor yapma konusunda geri planda kalabiliyorlar. Ama bu noktada şunu da unutmamalıyız: Spor, aslında zenginlik veya maddiyatla ölçülmemelidir. Bazen basit bir yürüyüş bile, bireyler için büyük bir anlam taşıyabilir. BES dersinin amacı, sporun herkes için erişilebilir olmasını sağlamaktır. Bu noktada okulların sosyal adalet anlayışını gözden geçirmesi gerekebilir. Fırsat eşitliği yaratmak, her çocuğun aynı imkanlarla spor yapabilmesini sağlamak, eğitimdeki temel değerlerden biri olmalıdır.

Gelecekte BES Dersi: Daha Eşit, Daha Kapsayıcı

Gelecekte, BES dersinin toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet anlayışını nasıl şekillendireceği büyük bir soru. İstanbul’un hızlı gelişen yapısında, okullarda sporun önemi artarken, bu dersin sadece bedenle değil, zihinsel ve toplumsal yönleriyle de ele alınması gerekecek. Bugün görülen toplumsal cinsiyet ayrımcılığı, engelli bireylerin dışlanması, fırsat eşitsizlikleri, gelecekte ortadan kaldırılabilir mi? Umarım, BES dersi gelecekte daha kapsayıcı, daha eşitlikçi bir alan haline gelir. Her çocuğun, her bireyin spor yapma hakkı olduğuna inanarak, bu dersin daha adil bir biçimde yeniden yapılandırılmasını umut ediyorum.

Sonuç Olarak

BES dersi, aslında sadece fiziksel bir aktivite değil, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adaletin birleştiği bir noktadır. Bu dersi alırken yaşadığımız deneyimler, sadece bedenimizi değil, toplumsal yapıyı da şekillendiriyor. Bu dersin, herkese eşit fırsatlar sunan, toplumsal normlardan bağımsız, herkesin fiziksel, zihinsel ve duygusal sağlığına katkı sağlayacak bir yapıya kavuşmasını diliyorum. BES dersi, sadece sporla ilgili değil, aynı zamanda hayatın kendisiyle ilgili bir ders olmalı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
dilegno.com.tr Sitemap
tulipbet giriş