İçeriğe geç

Kerem ayağı nedir ?

Kerem Ayağı Nedir? Bir İstanbul Gencinin Gözünden

İstanbul’da yaşamak, her köşe başında bir hikaye barındırmak gibidir. Şehirdeki dinamizm, tarih ve kültür içinde kaybolduğumda bazen, çok uzun yıllar önce İstanbul’da yaşan bir halk diline, ‘Kerem ayağı’na takılırım. Aslında Kerem ayağı nedir, ne anlama gelir? Neden zaman içinde bu terim popülerleşmiş ve halk arasında yaygınlaşmış? Kendi kendime bu soruları sorarken bir yandan da, gündelik hayatımda nasıl yer bulduğuna dair düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.

Kerem Ayağının Tarihi Kökenleri

Kerem ayağı, İstanbul’a özgü bir terim olarak bilinse de, aslında Osmanlı İmparatorluğu’ndan günümüze kadar gelen bir halk deyimidir. Bir anlamda halkın kendi yaşam tarzı, mizah anlayışı ve kültürünün bir yansımasıdır. Peki ama bu terim tam olarak neyi anlatıyor? Geçmişte, özellikle köylüler arasında, ‘Kerem ayağı’ deyimi genellikle, bir kişinin ya da bir grubun zor durumda kalmasını anlatan bir kavram olarak kullanılırdı. Ya da aslında halk arasında yaygın bir tabirle ‘bunu anlamak zor, bir tür karmaşa’ gibi bir anlam taşır.

Kerem Ayağı ve Zamanın İçindeki Yeri

Günümüzde Kerem ayağı daha çok, ‘işlerin ters gitmesi’, ‘bir işin başına bela alması’ gibi anlamlarla ilişkilendirilir. İstanbul’da, örneğin, bir sabah işe giderken trafik yüzünden geç kalmanız ve sonunda tüm günün kötü geçmesi, ‘kerem ayağı’na düşmüşsünüz gibi hissettirebilir. Yani hayatın, bazen birbirine karışan küçük aksiliklerle dolu bir parçası olarak karşımıza çıkar.

Kerem Ayağı ve Günümüz İstanbul’unda Yeri

Şimdi biraz da günümüze dönelim. İstanbul’daki günlük yaşamımda sıkça karşılaştığım bir terim haline geldi Kerem ayağı. Sabah işe gitmek için evden çıktığımda metrobüsün arızalanması, o gün randevularımın hepsinin üst üste gelmesi ve bir şekilde ofiste işlerimin dağılması gibi. ‘Yine Kerem ayağına düştüm’ dememek elde değil. İnsan bazen sadece işler ters gitsin diye değil, küçük bir unutkanlık veya aceleyle yapılan bir hata sonucu tüm günü ‘Kerem ayağında’ gibi geçiriyor. Ama bir de şöyle düşünmek lazım: Bizim içinde bulunduğumuz modern dünyada, her şeyin kontrol altında olduğu düşünülen bir zamanda, Kerem ayağının varlığı aslında hayatın ne kadar sürprizlerle dolu olduğunu hatırlatıyor.

Kerem Ayağının Beni Sürüklediği Düşünceler

İstanbul gibi büyük bir şehirde yaşarken, her şeyin çok hızlı olduğu ve sürekli bir koşuşturma içinde olduğumuz bir gerçek. Bir arkadaşım geçenlerde ‘Kerem ayağına düşmek’ deyimini anlatırken, hayatın beklenmedik şekilde, tam da hazır olmadığın bir anda seni sarmalayabileceğini söyledi. Haksız değildi. Mesela geçen hafta akşam arkadaşlarımla yediğim bir akşam yemeği, sonunda tam istediklerimizi bulamamamızla bitti. Her şeyin normal gittiği anlarda, birden her şey tersine dönebilir. Ama belki de bu terslikler, başta can sıkıcı gibi gelse de, insanı biraz daha kendine getiriyor. Gerçekten düşündüğümde, Kerem ayağının hep bir anlamı var. Yaşamın bu tesadüfi düzeni, zorlukları kabullenmek, onlara gülüp geçmek gibi bir noktada duruyor. En azından ben öyle düşünüyorum.

Kerem Ayağının Gelecekteki Etkisi

Kerem ayağı, bir anlamda yaşamın ne kadar öngörülemez ve belirsiz olduğunu ifade ederken, aynı zamanda günümüz kültüründe de bir tür rahatlama sağlar. Günlük hayatın rutinindeki ‘minik’ kazalar, herkesin yaşadığı ama kimsenin konuşmak istemediği anlar. Fakat gelecekte, teknoloji ve modern yaşamın getirdiği hızla birlikte bu tür kavramlar daha da değişebilir. Mesela her şeyin kontrol altına alınmaya çalışıldığı, hata payının minimuma indirilmek istendiği bir dünyada, Kerem ayağının yeri ne olacak? Belki de, gelecekte daha da az Kerem ayağı göreceğiz. Ama ben yine de eski İstanbul’un tadını çıkaran birisi olarak, her anın içindeki küçük aksiliklere gülüp geçmeye devam edeceğim.

Sonuç Olarak Kerem Ayağının Bizlere Anlatmak İstedikleri

Kerem ayağı, sadece bir deyim değil, aslında hayatın karmaşıklığını, beklenmedik anlarını simgeliyor. Bugün, yarın ya da belki de gelecekte, Kerem ayağının etkisi bizim günlük rutinlerimizi etkilemeye devam edecek. Bu da demektir ki; bazen işler ters gider, bazen hayat sana bir tekme atar. Ama önemli olan, o tekme sonrası tekrar ayağa kalkıp devam edebilmek. Sonuçta, her şeyin yolunda gitmesi, hayatın en büyük illüzyonlarından biri değil mi?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
dilegno.com.tr Sitemap
tulipbet giriş